HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK
Hayata yenide başlamak, bir nevi yenilenme, arınmadır. Belki her şeye değil ama birçok şeye yeniden başlamak mümkündür

Aydın Uzkan
-Belki her şeye değil ama birçok şeye yeniden başlamak mümkündür. Hayata yeniden başlamakta bu yolda bir seçenektir. Bu başlangıç bir çizgi değildir; bir yön duygusudur. Ve insan yönünü bulduğunda, geçmiş artık arkasında değil, içinde yürür.
Bir kaçış değil, iradenin doğrulmasıdır yeniden başlamak. Çoğu zaman bir kapıyı açmak değil, bir enkazın içinden yürümektir. İnsanın geçmişi ardında bırakması değil, onu sessizce omzuna alıp başka bir yöne bakmasıdır bu.
Hayata yenide başlamak, bir nevi yenilenme, arınmadır. Kalabalık ideallerden değil, küçük bir iç dürüstlükten filizlenir İnsan, ilk kez kendine acımadan baktığında değişir. Yeni hayat, eski korkuların hâlâ konuştuğu bir odada sessizce ayağa kalkar.
Sabahı beklemeden gecenin içinden çıkmayı öğrenmektir yeniden başlamak. İnsan, kendine rağmen yaşamayı denediği yerde yeniden doğar. Küller sıcaksa, hâlâ ihtimal vardır.
Net hedeflere sahip olmak ve bunlara ulaşmak için ne yapmak gerektiğini belirlemek, hayata yeniden başlamada esas düğüm noktasıdır. Zira yeniden başlamak bir bilinç hâlidir. İnsan başına gelenleri kader sanmaktan vazgeçtiği anda başlar. Akıl, duygunun elinden tuttuğunda, kalp daha az kanar. Çoğu zaman ise, bir tercih değil, zorunluluktur.
Geçmiş, çoğu zaman bir aynadır; ama yeniden başlamak, o aynayı duvara çevirmektir. Kişi kendini tanımadan ileri gidemez. Fakat kendini tanımak, kendine mahkûm olmak değildir. Eski ben, yeni yolun sadece gölgesidir.
Hayat, insanı en çok onarmaya çalıştığı yerde sınar. Yeniden başlamak, iyileşmek değil; iyileşme ihtimalini kabul etmektir. Kırık hâliyle yürümeyi göze almaktır. Eğer geçmiş deneyimlerden ders alınmışsa ve ruhtaki 'karanlık orman' sizinle her yere gelmeyecekse güzeldir.
Yeni hayat, daha az yanılgı vaat etmez; sadece daha çok farkındalık önerir. Bu farkındalık bazen bir kelimeyi geri almaktır. Zamanında söylenmiş, ağırlığı yanlış yere düşmüş bir kelimeyi. İnsan sustukça içindeki gürültüyü duyar; o gürültüden yeni bir ses çıkar. Eski benliğin dili yetersiz kaldığında, yeni hayat suskunluktan doğar. Çünkü her gerçek başlangıç, biraz dilsizdir.
Bazen başlangıç, büyük kararlarla değil, küçük terk edişlerle olur. Bir cümleyi eksik bırakmak, bir alışkanlığı gömmek, bir sesi susturmak. Bireysel başkaldırı gibi, insan kendini inciten düzeni içinden söküp atar. Bu bir devrim değil, sessiz bir istifadır.
Yeniden başlamak, zamanla barışmak değildir; zamanla pazarlık etmektir. Gelecek, hep ileriye bakar ama geçmişi inkâr etmez. İnsan, “olamadım” dediklerini bir sandığa koyar; “olabilirim” dediklerini cebine. Yola hafif çıkmak gerekir.
Yeniden başlayan insan da çoğu zaman gecikmiştir; hayata değil de, kendine. Bu bir zayıflık değil, yanlış yerlere tutunmuş olmanın yorgunluğudur. ‘’Bu dünyada ilerleyen kişiler, kollarını sıvayıp istedikleri mekanı arayan, bulmayınca da yaratıcı kişilerdir.’’der Bernard Shaw.
Her başlangıç biraz yalnızdır. Çünkü kimse senin içinden geçtiğin eşiği seninle aynı anda aşmaz. İnsan en çok kendine rastladığında yapayalnız kalır. Ama bu yalnızlık, yeni bir dilin anahtarıdır.
Ve nihayet, yeniden başlamak bir umut cümlesi değil, bir eylemdir. Kimseye ilan edilmez. Sessiz ama köklüdür. Hayat değişmez belki; fakat insan, hayata başka bir yerden bakmayı öğrenir. İşte o an, başlangıç çoktan olmuştur. Mevlana’nın dediği gibi ‘’ Dünle birlikte gitti, cancağızım. Ne varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.’’
