Marifet İltifata Tabidir
Marifet, ıssız bir adada açan çiçek gibidir; kimse görmezse kokusu da bir işe yaramaz. İltifat ise o çiçeğin güneşidir. Güneş yoksa çiçek vardır ama yaşam yoktur.

xxx
- .....Marifet, ıssız bir adada açan çiçek gibidir; kimse görmezse kokusu da bir işe yaramaz. İltifat ise o çiçeğin güneşidir. Güneş yoksa çiçek vardır ama yaşam yoktur.
Yıllardır tekrar edip dururuz: “Marifet iltifata tabidir.”
Ama ne gariptir ki en çok da bu sözü bilenler iltifatı esirger. Çünkü bu coğrafyada takdir, sanki verildikçe azalan bir para birimi gibi görülür. Oysa takdir, paylaşıldıkça çoğalan tek servettir.
Ama toplum olarak bunu yapamıyoruz. İnsanları yanlış terazilerle tartıyor, sonra da neden küstüklerini anlamıyoruz.
Bir iş iyi yapıldığında sessiz kalmayı erdem sanıyoruz.
Bir başarı konuşulunca “kendini övüyor” diyoruz.
Bir emek karşılık bulunca “fazla şımardı” diye fısıldıyoruz.
Oysa sorun şımarıklık değil, iltifatsızlık yoksulluğu.
Marifet iltifat görmediğinde içine kapanır. Zamanla hevesini kaybeder. Sonra bir gün sessizce bavulunu toplar ve gider. Geriye “eskiden çok iyi insanlar vardı” cümlesi kalır.
Ama biz o insanların neden gittiğini hiç konuşmayız.
Nietzsche’nin dediği gibi: “İnsan, değer gördüğü yerde büyür.”
Değer görmeyen ya çürür ya da göç eder. Kimi başka şehre, kimi başka ülkeye, kimi de sadece içine.
Bugün görmezden geldiğimiz marifetlerin ardından yarın “keşke kıymetini bilseydik” diye ağıt yakarız. Tabutun başında övgü dizmekte üzerimize yoktur ama hayattayken iki kelimeyi çok görürüz.
Çünkü iltifat, cesaret ister.
Çünkü takdir etmek, küçülmek değil büyümektir.
Çünkü başkasının emeğini görmek, insanın kendi kör noktalarıyla yüzleşmesini gerektirir.
Şimdi durup düşünelim…
Kaç insan, sadece bir “eline sağlık” duymadığı için vazgeçti?
Kaç yetenek, bir omuz dokunuşu eksik kaldığı için söndü?
Kaç marifet, iltifatsızlıktan öldü?
Son bir söz de Charlie Chaplin’den gelsin:
“Bu dünyada en çok ihtiyacımız olan şey anlayış ve takdirdir.”
Anlayışsızlığın gürültüsünde,
Takdiri fısıltıya boğduğumuz sürece…
Marifet hep küsecek.
Ve biz, hep geç kalacağız.
25 Ocak 2026
