Ömürden Bir Yıl Daha Geçti
Takvimden bir yaprak daha koptu. Kimse fark etmedi belki ama ömürden bir yıl daha sessizce geçti. Ne durup bekledi, ne de “hazır mısın?” diye sordu.

xxx
- .....Takvimden bir yaprak daha koptu. Kimse fark etmedi belki ama ömürden bir yıl daha sessizce geçti. Ne durup bekledi, ne de “hazır mısın?” diye sordu. Zaman, her zamanki gibi kimseye danışmadan yoluna devam etti.
Bu bir yılın içinde yaşadıklarımızı tek tek saysak, belki günler yetmez. Sevinçler oldu; kısa sürdü. Üzüntüler oldu; iz bıraktı. Bazı insanlar hayatımıza girdi, bazıları usulca çıktı. Kimileri giderken kapıyı bile kapatmadı, ardında kalan boşluğu bize bıraktı.
Ömürden bir yıl daha geçti…
Ve insan en çok kendine şaşırıyor.
Bir zamanlar “asla” dediklerini yaşarken buluyor kendini, “dayanamam” dediklerine alışmış halde. Meğer insan sandığından daha güçlüymüş; sadece bunu anlaması için biraz kırılması gerekiyormuş.
Bu yıl da içimizden çok şey sustu. Söylenemeyen cümleler, yarım kalan vedalar, geç kalınmış özürler birikti. Bazı hayaller raflara kaldırıldı, bazı umutlar ise sırf inat olsun diye ayakta tutuldu. Çünkü vazgeçmek kolaydı ama devam etmek cesaret istiyordu.
Ömürden bir yıl daha geçti…
Aynaya baktığımızda sadece yüzümüz değil, sabrımız da biraz daha yaşlandı. Gözlerimizdeki ışık azalmadı belki ama daha seçici oldu. Herkese gülümsemeyi, her söze inanmayı bıraktık. Bu da bir büyüme biçimiydi.
Şimdi geriye bakınca anlıyoruz:
Zaman her şeyi almıyor, ama her şeyi değiştiriyor.
Bazı acıları hafifletiyor, bazı anıları ağırlaştırıyor.
Ve insana en çok da “neyin gerçekten önemli olduğunu” öğretiyor.
Ömürden bir yıl daha geçti.
Ama hâlâ nefes alabiliyorsak, hâlâ umut edebiliyorsak, hâlâ kalbimiz bir şeye sızlıyorsa…
Demek ki biten sadece bir yıl.
Biz değil.
1 Ocak 2026

